Tuba Arpaçay Saner

Fotoğrafçı benim için ünlü isimlerden, fotoğraf ise sadece “an” lara bakıştan ibaretti. Hatta eşimin kameraman olması yanı sıra fotoğraf bakışına da sahip olması, günümüz teknolojisinde cep telefonumdan bile fotoğraf çekmeyecek kadar uzak bir noktada, gönüllü olarak kalmamı sağladı.

Sevgili hocam Cenk Gençdiş’in “Etkili Fotoğraflar için Kompozisyon Semineri”, bir fotoğraf karesinde olması gerekenler dışında hayata bakış açımı bile değiştirmiş, farkındalığımı arttırmıştı. Ekim 2018’de “İçinden Deniz Geçen Kent; İstanbul Fotograf Atölyesi” ne bu farkındalığın etkisiyle katılmıştım.

İlk oturumda anlattıkları, ileriye dönük oldukça keyifli ve kendi adıma heyecan duymamı sağlayan önemli anların altını çizmemi sağladı. Aynı zamanda da teknik anlamdaki tüm eksikliklerimi ve uygulamaya dökmem gereken bir çok konuyu kendime not almış, buradan yola çıkarak da kısa süre içerisinde atölyede varlık gösterecek kadar ileri gidemeyeceğimi ve başlangıç seviyesinde eğitime ihtiyacım olduğunu fark etmem için de iyi bir fırsat oldu.

Kasım 2018 itibariyle Fotoğraf Eğitiminin ilk adımını bitirmiş biri olarak, “İçinden Deniz Geçen Kent; İstanbul Fotograf Atölyesi”nde de yolculuğuma devam etmekteyim.

Kendime verdiğim en güzel hediyenin FOTOĞRAF olduğunu düşündüğüm bu dünya da, Sevgili Cenk Gençdiş hocamın sıklıkla dile getirdiği, Henri Cartier Bresson’un o meşhur sözündeki gibi umarım gözümü, aklımı ve yüreğimi aynı hizaya getirebildiğim fotoğraflar çekebilirim.

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir